Ticaret ve Şirketler Hukuku

 Şirketler Hukuku Kuruluş, sermaye yapısı, yönetim ve temsil, ortaklık yapısı, organların kuruluş ve görevleri, karar verme usulleri, bölünme, birleşme, tür değişikliği, fesih ve tasfiye işlemleri, kârın dağıtımı, denetimi, üçüncü kişiler, düzenlenen şirketler Türk Ticaret Kanunumuzda Şirket ortaklarından alacakların tahsiline ilişkin usul ve benzeri hususları ve bunlara ilişkin kuralları içeren kanuni bir hukuk dalıdır.

Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu başta olmak üzere diğer kanun ve düzenlemeler şirketler hukuku ile ilgili hükümler içermektedir.

Büromuzda, yabancı gerçek ve tüzel kişiler, Türk uyruklu gerçek kişiler ve merkezi Türkiye’de bulunan tüzel kişiler;

Şirket kuruluş, devir, birleşme, bölünme, tür değişikliği süreçlerinde yazılı ve sözlü istişareler,

Şirket ortakları tarafından şirket aleyhine açılan tazminat ve kar payı ile diğer iddialara ilişkin davaların takibi,

Şirketin yönetim kurulu, genel kurul ve denetim kurulu arasındaki uyuşmazlıklarda yazılı ve sözlü görüşmeler ve davaların takibi,

Şirket ortaklığından ayrılma ve çıkarılma ile ilgili hukuki ihtilafların yazılı ve sözlü olarak görüşülmesi ve takibi,

Şirket tasfiye süreci ve dava takibi ile ilgili yazılı ve sözlü istişareler,

Şirket alacak davalarının takibi ve icra takibi,

Şirket yöneticilerinin haksız rekabetinden doğan uyuşmazlıklar ve müteakip davalar hakkında yazılı ve sözlü istişareler,

Konkordato süreci ve takibi konusunda yazılı ve sözlü danışmanlık hizmeti verilmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunumuzun birinci bölümü olan ikinci kitapta, ticari şirketlere ilişkin genel hükümler “Ticari Şirketler” başlığı altında düzenlenmiş ancak şirket tanımı yapılmamıştır.

TTK’nın 124. maddesinin birinci fıkrasında, mülga 6272 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 136. maddesinin mükerrer olarak, ticari şirketlerin türleri bir sınırlama olarak ve özel şirketler ile sermaye şirketleri arasındaki genel ayrım uyarınca sınırlandırılmıştır. Kolektif ve limited şirketlerin 2. fıkrasında şahıs, limited, anonim ve sermaye şirketleri, paylara bölünmüş şirketlerin sermaye şirketi sayılacağı ve 16 ncı maddenin birinci fıkrası ile tüm ticari şirketlerin tacir olduğu belirtilmektedir.

6102 sayılı Kanunumuzun 124. maddesinde de kooperatifler ticari şirket olarak tanımlanmış olup, 1163 sayılı Kooperatif Kanunumuz, kooperatiflere uygulanan kanun bakımından ana kanundur.

Türk Ticaret Hukuku

Ticaret ve Şirketler Hukuku, Avukatı, Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku, Ticaret ve Şirketler Avukatı,

Ticaret ve Şirketler Hukuku, Avukatı, Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku, Ticaret ve Şirketler Avukatı,

MADDE 124- (1) Ticari şirketler; Kolektif, limited, anonim, limited ve kooperatif şirketlerinden oluşur.

 (2) Bu Kanunda kollektif ve limited ortaklık; sermayesi paylara bölünmüş anonim şirketler, limited şirketler ve limited şirketler sermaye şirketi sayılır.

İlgili kanunun devam eden maddeleri bir bütün olarak incelendiğinde, şirketleri kanunda öngörülen şekilde ticari faaliyette bulunmak amacıyla kurulmuş, tüzel kişiliğe sahip özel hukuk tüzel kişileri olarak tanımlamak mümkündür. hissedarları/hissedarları, ayırt edici özellikleri kanunla düzenlenen yetkili temsilcileri vasıtasıyla hareket etme hak ve ehliyetine sahiptir.

TTK’nın 126. maddesinde, şirket türüne özel hükümler saklı kalmak üzere, Türk Medeni Kanununun tüzel kişilere ilişkin genel hükümleri ile TTK’da hüküm bulunmayan hallerde Türk Medeni Kanununun Adi şirketlere ilişkin Kanun Yükümlülükleri, şirket türünün niteliğine uygun olduğu sürece ticari şirketler için de geçerli olacaktır.

Şirketler hukukunda ticari şirketleri şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri olarak ayırmak mümkündür.

Her iki şirket türünde de genel hüküm olarak;

Ortakların şirkete sermaye yatırma yükümlülükleri vardır,

Her ortak, usulüne uygun olarak düzenlenmiş ve imzalanmış ortaklık sözleşmesinde üstlenilen aktifleştirilmiş borç nedeniyle şirkete karşı sorumludur,

Paranın sermaye olarak taahhüt edilmesi halinde, esas sözleşme veya esas sözleşmede aksine hüküm yoksa, gecikme halinde tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla ek faiz işletilebilir,

Üçüncü kişiden şirkete sermaye olarak alacağı paya katkıda bulunan ortak, bu alacağın tahsiline kadar sermaye yatırımlarına ilişkin borcunu temerrüde düşmüş sayar.

Kanunda aksine hüküm bulunmamak ve esas sözleşmede belirtilmek kaydıyla ortaklar şirkete yatırdıkları sermayeye faiz ve hizmetleri karşılığında ücret alabilirler.

Şirketler grubu oluşturabilecekleri düzenlenmiştir.

TİCARİ ŞİRKETLERDE BORÇ SERMAYESİ:

Ortaklık sözleşmesinde yer almak, ticaret hukukumuzda usulüne uygun olarak düzenlenmiş ve ortaklar tarafından imzalanmış olmak ve kanunda aksine bir hüküm bulunmamak kaydıyla her ortağın parası, alacakları, menkul kıymetleri, sermaye şirketine ait payları, fikri mülkiyet hakları, taşınırlar, her türlü taşınmazlar, taşınır ve taşınmazlar kullanılabilir ve yararlanılabilir.Haklarını, şahsi çabalarını, ticari itibarlarını, ticari işletmeleri, hak ile kullanılabilecek elektronik ortamları, alanları, adları ve işaretleri ithal etmek mümkündür. ve diğerleri. kıymetli madenler, maden ruhsatları ve ekonomik değeri olan diğer haklar, sermaye olarak her türlü devredilebilir ve parasal değer.

Ancak, limited ortağın şahsi emeğini ve ticari itibarını sermaye borcuna bağlayamayacağını düzenleyen TTK’nın 307 nci maddesinin 2 nci fıkrası, ortak paydada yatırım yapma taahhüdünü düzenleyen TTK’nın 342 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, limited şirketlerde sermaye yatırımı taahhüdünü düzenleyen TTK’nın 581/1. haklar ve sanal ortamlar ayni sermaye olarak konulabilir ancak hizmetlerin ifası, kişisel emek, şerefiye ve şüpheli alacaklar sermaye olamaz.

1-a – Şirketin ayni sermaye yatırımı:

Şirket ortaklarının şirkete sermaye olarak para, sermaye olarak da ayni değer veya varlıklarla katkıda bulunmaları mümkündür. Başka bir deyişle, şirket ortakları nakden sermaye teminini üstlenebilir ve şirkete nakit katkıda bulunabilir veya katkı şeklinde sermaye koymaları istenebilir. Taşınır ve taşınmaz mallar ve bunlardan yararlanma hakları, fikri mülkiyet hakları, maden ruhsatları, ticari işletmeler, kanuna uygun olarak kullanılan devredilebilir elektronik ortamlar, alanlar, adlar ve işaretler gibi varlıklar ayni sermaye sayılır. (TTK md. 127) Anonim şirketlere ve limited şirketlere ayni sermaye olarak şahsi çaba ve ticari itibar kazandırılması mümkün değildir. Ayrıca, limited ortağın kişisel çabaları ve ticari itibarı, limited ortaklığa sermaye olarak yatırılamaz.

TTK Madde 128/2- Değerleri bilirkişi tarafından tüzük veya tüzükte belirlenen taşınmazlar, noter senedine şerh edilmişse fikri mülkiyet hakları ve varsa diğer değerleri bu maddeye göre özel sicillerine kaydedilir. temin edilir ve taşınır mal güvenilir bir kişiye emanet edilir. Özel sicile kayıt olmak itibarı ortadan kaldırır.

(3) Tüzükte yer alan taşınmaz veya taşınmaz üzerinde sermaye olarak mevcut veya kurulacak bir ayni hak tesis etme yükümlülüğünü içeren hükümleri, resmi şekli ne olursa olsun geçerlidir.

(4) Sermaye olarak para veya taşınır mal dışında ekonomik bir değerin kullanılması halinde şirket, tüzel kişilik kazandığı andan itibaren doğrudan malik olarak tasarrufta bulunabilir.

(5) Taşınmazın veya başka bir gayrimenkulün mülkiyeti sermaye olarak yatırıldığında, şirketin bunları elden çıkarabilmesi için tapu siciline tescil edilmesi gerekir.

(6) Taşınmaz ve diğer ayni hakların tapu siciline kaydına ilişkin talepler ile diğer sicillere kayıt yapılmasına ilişkin bildirimler ticaret sicili müdürü tarafından resen ve derhal yapılır. Şirketin tek taraflı talep hakkı saklıdır.

1-b- Ayni sermaye yatırımına ilişkin usul:

Sermayenin değerinin objektif olarak tespit edilebilmesi için şirkete ayni sermaye yatırımı istendiğinde İlk Derece İhaleden bir bilirkişi tarafından ekspertiz yapılması gerekir. TTK m. 131/1 ” belirlenen Sermaye  aylar için bilirkişi tarafından belirlenecek değerler tarafından kabul edilmiş sayılır.”

TTK m. 343/1 “Kuruluş sırasında katılma sermayesi ile iktisap edilecek teşebbüs ve gayrimenkullerin değeri, şirketin merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesi tarafından görevlendirilen bilirkişilerce takdir olunur. yer almaktadır. Değerlendirme raporu, kullanılan değerlendirme yönteminin, belirli bir vakanın özellikleri verilen her biri için en adil ve en uygun seçim olduğunu belirtir; sermayeye katkıda bulunan alacakların tahsil edilebilirliği ve kesin değerleri, gerçekliği, geçerliliği ve 342 nci maddeye uygunluğunun tespiti; Ayni ve karşılığı Türk Lirası olarak yatırılan her bir varlık için ayrılacak pay tutarı, hesap verme sorumluluğu ilkesinin gereklerine uygun olarak yeterli gerekçelerle açıklanır. Kurucular (…)(1) ve ilgililer bu rapora itiraz edebilirler. Mahkeme tarafından onaylanan bilirkişi değerlendirmesi kesindir.”

Gerçek sermayenin gerçek değerinin bir bilirkişi tarafından tespit edilmesi, ayni sermayenin gerçek değerinin tespit edilerek hem şirketin hem de ortakların menfaatlerinin zarar görmesinin önüne geçilmesi amaçlanır.

TTK Madde 131/2 “Ana sözleşmede veya esas sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, sermaye olarak eklenen ayların mülkiyeti şirkete aittir ve haklar şirkete geçer.”

Belirli gayrimenkullerin şirkete sermaye olarak yatırılmasını öngören ortaklık sözleşmesinin, şekli ne olursa olsun, yani noter senedinde resmi bir sözleşme yapılmadan faaliyet göstereceği kabul edilir. Ancak bu durumda, sözleşmenin kurulmasından sonra ilgili mülkte bir açıklama yapılması gerekir. Oluşturulan şirketin mülkü elden çıkarabilmesi için mülklerin mülk sicilinde şirket adına kayıtlı olması gerekir.

Taşınır sermaye söz konusu olduğunda, taahhüt edilen taşınır malın güvenilir bir kişiye teslimi zorunludur. Şirketin taşınır malları elden çıkarabilmesi için şirket sözleşmesinin yapılmış ve ilan edilmiş olması yeterlidir.

Ortakların bir ticari işletmeyi ortaklığa ayni sermaye olarak katmaları mümkündür ve taahhüdün yerine getirilmesi için işletmenin devrine ilişkin işlemlerin tamamlanmış olması gerekir. Devredilen işletmede aynı veya diğer sermayenin tek tek devredilmesi gerekmemekle birlikte, devredilen işletmedeki sermayenin değerlerinin, sermayenin belirlenmesi ve belirlenmesi için esas sözleşmede tek tek sayılması gerekir. teşebbüsün değeri ve değeri asliye ticaret mahkemesinde bir bilirkişi tarafından tespit edilmelidir.

Ticari şirketlerde üçüncü şahıslardan alacaklar ayni sermaye olarak konulabilirken, anonim şirketlerde bu talebin “talep edilebilir” bir alacak olması halinde sermayeye konulabileceği unutulmamalıdır.

Ayrıca alacaklarını şirkete sermaye olarak devreden ortak, alacakları şirket tarafından tahsil edilmedikçe sermaye yatırım borcundan kurtulamaz.

Ortaklık sözleşmesi ticaret siciline tescil edildikten sonra ticaret sicili yöneticisi re’sen ilgili sicillere (tapu, marka, patent vb.) bildirimde bulunur.

1-b- Sermaye yatırımı taahhüdü ile ihtilaf durumu:

Şirket, herhangi bir ortaktan sermaye yatırımlarına ilişkin borcunu ödemesini talep ve dava edebileceği gibi, ifa gecikmesinden dolayı uğradığı zararların tazmini de talep edebilir. Tazminat talebi ihbarı gerektirir. Ortaklar özel şirketlerde de bu davayı açabilirler (TTK md. 128/7).

Sermaye olarak yatırılacak ortakların üstlendikleri hakları korumak için kurucular ortaklara karşı ihtiyati tedbir talep edebilirler. Tedbir kapsamında açılacak davalarda Hukuk Muhakemeleri Kanununda öngörülen süre, ancak şirketin tescil ve ilanı tarihinden itibaren işlemeye başlar (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 128/8).

128 inci maddenin 7 ve 8 inci fıkralarında kanun koyucu, sermaye koyma taahhüdünü mutabık kalınan süre içinde ve sözleşmede mutabık kalınan şekilde yerine getirmeyen ortağa karşı başvurulabilecek kanun yollarını belirtmiş, ancak bunun için başka yollar da belirlemiştir. her şirket.

Ancak, sermaye nakden tespit edilip süresinde ödenmediği takdirde, TTK’nın 128 inci maddesi gereğince tazminat talep hakkına halel gelmemek kaydıyla, şirketin tescil tarihinden itibaren gecikme faizi ödenir. ve esas sözleşmede veya şirket sözleşmesinde hüküm yoksa.

PARA DIŞI SERMAYE İLE ŞİRKETİN ORGANİZASYONUNA YABANCI TAAHHÜTLERİN DURUMU:

4785 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırım Kanununda düzenlendiği üzere, yabancı yatırımcılar Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım yapmakta serbesttir ve yerli yatırımcılarla eşit muameleye tabidir.

Bu nedenle, yabancı gerçek ve tüzel kişiler, ikamet sırasında belirli şartları taşımaları halinde Türkiye’de ticari şirket kurabilir, kurulan şirkete ortak olabilir ve gerçek kişi olarak ticari faaliyette bulunabilirler.

Yabancı gerçek ve tüzel kişilerin şirket sermayesi olarak parasal olmayan sermaye koymayı taahhüt etmeleri mümkündür.

Ancak parasal olmayan sermayenin değerlendirilmesi Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılır.

Yabancı ülkelerde kurulu şirketlerin menkul kıymetlerinin yatırım aracı olarak kullanılması durumunda, menşe ülke mevzuatına göre kıymeti belirlemeye yetkili kuruluşlar veya bilirkişiler tarafından yapılacak değerlemeler, menşe ülke mahkemeleri veya uluslararası değerleme kuruluşları tarafından belirlenir. esas alınır.

Ticaret ve Şirketler Hukuku

ŞİRKET YERLERİ:

3-1- ANONİM ŞİRKET:

Anonim şirketin faaliyet konusu Ticaret Bakanlığınca yayımlanan tebliğde belirtilen faaliyet alanları arasında değilse, kurucuların sermayenin tamamını koşulsuz olarak vermeyi taahhüt ettikleri tüzükte, noter veya ticaret sicili müdürü veya vekili huzurunda imzalanır. Anonim şirket kurma niyet beyanı ile kurulur. 30 gün içinde şirket merkezinin Ticaret Sicili’nde ilan edilmesi gerekir.

Esas sözleşmenin yazılı olarak düzenlenmesi ve tüm kurucuların imzalarının noter tasdikli olması veya esas sözleşmenin ticaret sicili müdürü veya vekili huzurunda imzalanması şarttır.

Anonim şirket, ticaret siciline kaydı ile tüzel kişilik kazanır.

3-2- LİMİTED ŞİRKET:

 Ortaklık sözleşmesinin yazılı olarak düzenlenmesi ve kurucular tarafından Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde görevli memurlar huzurunda imzalanması şartı limited şirketler için de geçerlidir.

Limited şirket, kurucuların kanunla düzenlenen Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde yetkili kişilerin huzurunda imzaladıkları ve sermayenin tamamını ödemeyi koşulsuz olarak taahhüt ettikleri ortaklık sözleşmesinde limited şirket kurma iradelerini beyan etmeleri ile kurulur. .

Limited şirket, ticaret siciline kayıt olduktan sonra tüzel kişilik kazanır.

3-3- KOLEKTİF ŞİRKET:

Toplu ortaklık sözleşmesi de yazılı şekle tabidir ve ortakların imzalarının noter tasdikli olması veya ticaret sicili müdürü veya vekili huzurunda ortaklık sözleşmesinin imzalanması gerekir. (TTK 212. Madde)

Şirketin kuruluşundan itibaren 15 gün içinde, şirket sözleşmesinin onaylı örneğinin şirket merkezindeki ticaret siciline kaydedilmesini istemek zorunludur.

Kolektif şirket, Ticaret Siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır.

Sözleşmesi hukuken akdedilmemiş veya sözleşmede yer alması gereken kayıtlardan biri veya bir kısmı eksik veya geçersiz olan bir kolektif şirket adi şirket sayılır ve Türk Borçlar Kanununun adi şirketlere ilişkin hükümleri uygulanır. TTK’nın 216 ncı maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla uygulanır.

3-4- LİMİTED ŞİRKET:

 Kanun koyucu, kollektif şirketin kuruluş ve tüzel kişiliğine ilişkin maddelerin, şirketin kuruluşu ve tüzel kişilik kazanması ile ilgili hususlara aynen uygulanmasını emretmiştir.

Limited ortaklardan ve limited ortaklardan oluşan limited ortaklıkta limited ortak gerçek kişi olmalıdır.

Şirketin alacaklılarına karşı sınırlı sorumluluğu olmayan bir sınırlı sorumluluk ortaklığına sınırlı sorumluluk ortaklığı denir.

Komandit ortağın sermayesinin esas sözleşmede belirtilmesi zorunludur.

ŞİRKETLER TOPLULUĞU:

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile hukuk sistemimize bir “Şirketler Grubu” (Konzern) girmiştir.

Birden fazla şirket arasındaki hukuki ilişkinin hangi durumlarda şirketler topluluğunu doğuracağı TMK’nın 195. maddesinde düzenlenmiştir.

Bir şirket, doğrudan veya dolaylı olarak başka bir şirketin oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya

Bir ticari şirket, doğrudan veya dolaylı olarak, başka bir ticari şirketin ana sözleşmesine göre yönetim organında karar alabilen üyelerin çoğunluğunu seçme hakkına sahipse veya

Bir ticari şirket, doğrudan veya dolaylı olarak, kendi oy haklarına ek olarak, tek başına veya diğer hissedarları veya ortakları ile birlikte bir sözleşmeye dayalı olarak başka bir ticari şirketin oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa; veya

Bir şirket, sözleşme veya başka bir şekilde başka bir şirketi hakim durumda tutabiliyorsa ve bu şirketlerden en az birinin Türkiye’de yerleşik olması durumunda, ilk şirket hakim şirket, diğeri ise bağlı şirket ise ve gruba ilişkin kurallar uygulanır. şirketlerin. Hâkimiyetin Türk Ticaret Kanunu hükümlerinde “genişletilmiş kontrol” şeklinde düzenlendiği görülmektedir.

Şirket grupları, şirketler hukukunun teorik yapısına uygun yapılar değildir.

Şirket grubunun tüzel kişiliği olmadığı gibi ayrı bir organizasyon yapısı veya organı da bulunmamaktadır.

Şirketler grubunun ayrıca bir lisansı yoktur. Şirketler topluluğu, hem ticari hayatta rekabet gücünü artırmak hem de bu süreçte grup ortaklarının çıkarlarını korumak amacıyla ortaya çıkmış bir hukuki kavramdır.

Kanun koyucu, CMK m. 195/5 ile grubun hakiminin sadece ticari şirket değil aynı zamanda gerçek kişi, adi şirket, vakıf, dernek ve kamu hukuku tüzel kişileri gibi diğer kişi ve yapılar olabileceğine hükmetmiştir. , şirketler grubu ile ilgili hileli hükümlerin önlenmesi için.

Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 195. maddesinde şirketler grubunun en az üç şirketten oluşacağı belirtilmektedir ve bu hususta TTK’da kanun değişikliği çerçevesinde bir proje hazırlanmıştır.

KARŞILIKLI KATILIM:

Karşılıklı iştirak, şirketler grubu şirketlerinin birbirlerinin sermaye paylarının en az yüzde yirmi beşine sahip olmalarıdır.

Şirketlerden biri aynı anda diğerine hakim ise diğeri bağlı ortaklıktır; Her ikisi de aynı anda diğerine hakimse, her ikisi de hem bağlı şirket hem de hakim şirket olarak kabul edilir.

Ticaret ve Şirketler Hukuku